
Bir kadın çalışan için ideal ÅŸirket; ona en geniÅŸ sosyal olanakları sunan mı yoksa yükselme ÅŸansı tanıyan mıdır? FORBES bu yıl ilkini gerçekleÅŸtirdiÄŸi “Kadınların En Hızlı Yükselebilecekleri Åžirketler” araÅŸtırması bu sorunun peÅŸine düşüyor.
Listenin ilk sırasında da PepsiCo Türkiye var. Dün tam da FORBES’ın bu araÅŸtırmasını destekleyen bir geliÅŸme yaÅŸandı ve Pepsico GüneydoÄŸu Avrupa Bölge BaÅŸkanı olarak görev yapan Ümran Beba, ÅŸirketin 18 ülkeyi kapsayan Asya Pasifik Bölge BaÅŸkanlığına atandı.Yeni görevini Hong Kong’dan sürdürecek olan Beba, Hindistan ve Çin dışında tüm Asya Pasifik bölgesi için strateji ve iÅŸ geliÅŸtirme sorumluluÄŸunu üstlenecek.
Ümran Beba düne kadar PepsiCo’daki görevini Türkiye merkezli yürütüyordu. Beba’nın yöneticiliÄŸi sırasında kadınlar için kariyer cenneti olan ÅŸirketin üst düzey yöneticilerinin yarısı kadın. Ayrıca ÅŸirket bünyesindeki Frito Lay’in de genel müdürü de bir kadın –Ece Aksel.
FİNANS ÖNE ÇIKIYOR
FORBES’ın, PepsiCo’nun birinci sırada çıktığı haberinde kadınların kadınların en hızlı yükseldiÄŸi ÅŸirketlerin listesi veriliyor ve kadın çalışan sayısı fazla olan sektörlerde, nedenler de irdeleniyor. Kadınların en hızlı yükselebileceÄŸi ÅŸirketler listesindeki ilk 10′un yarısı finans sektöründen. Global Bilgi, Silk&Cashmere ve Memorial SaÄŸlık Grubu ise ilk 10′un diÄŸer konukları…
Derginin haberine göre kadınlar artık pek çok iÅŸ kolu ve ÅŸirkette, erkek egemenliÄŸinin kalelerini tek tek yıkıyor. ÖrneÄŸin Türkiye Bankalar BirliÄŸi’nin geçen ay açıkladığı veriler, bankacılık sektöründe kadın sayısının ilk kez erkekleri geçtiÄŸini gösteriyor. Kalkınma ve yatırım bankaları hariç 166 bin kiÅŸinin çalıştığı sektörde kadınların ağırlığı, yüzde 50,2′ye yükseldi. Özel ve yabancı bankalarda ise bu oran yüzde 54,5′e çıktı. Kamu bankalarında bile rakam yüzde 38. Oysa 15 yıl öncesine kadar bankalar, iÅŸe giriÅŸ mülakatlarında evlenmeyi ya da çocuk yapmayı düşünen kadınları eleyebiliyordu.
Kadınların işgücüne katılımı da, krizin başlangıcından beri düzenli biçimde artıyor. TÜİK verilerine göre Aralık 2007 ila Aralık 2008 döneminde erkek istihdamı, 160 bin kişi azaldı. Buna karşılık 250 bin kadın iş hayatına katıldı. Ve bu sayının 243 bini hizmet sektöründe ya iş kurdu (136 bin) ya da işe girdi.
ERKEKLER GÜÇ KAYBEDİYOR
Erkekler, kol kuvveti gerektiren iÅŸler haricindeki hemen her alanda mevzi kaybediyor. Bir nevi “erkeklerin gerileme dönemi”nin baÅŸlangıcındayız.
Türkiye’de kadın çalışan oranın erkeklere göre en yüksek olduÄŸu yer, Coca Cola Company. Åžirketin yüzde 70′ini kadınlar oluÅŸturuyor. Buna karşılık prefabrik sektöründe faaliyet gösteren Vefa Group, kadına hasret ÅŸirketlerden. Åžirketteki kadın çalışan oranı, sadece yüzde 3,31. Coca – Cola İçecek ve İpragaz da yüzde 10′lu oranlarla arkadan geliyor.
Kadın çalışan sayısının, ‘erkeklerden daha yüksek’ olması pek fazla bir ÅŸey ifade etmiyor aslında. Sonuçta ÅŸirketlerin geleceÄŸine karar verenler yönetim kurulları. Ortak, yönetim kurulu üyesi, CEO, CFO, genel müdür ve genel müdür yardımcısı sayısına göre yapılan “Etkinlik Endeksi”ne göre ise kadınlar en çok bankacılık sektöründe karar verici konumda. Bunu tekstil perakendesi izliyor. Holdingler ise üçüncü sırada. Ancak holdinglerdeki ‘diÅŸil güç’, iÅŸ yaÅŸamındaki dirayetlerinden deÄŸil, daha çok aile üyesi kadınlara yönetim kurullarında yer verilmesinden kaynaklanan bir durum.
KADINLARIN HAPSOLDUĞU DUVARLAR ÇATIRDIYOR
Kısacası kadınları iÅŸyerlerinde hapsettiÄŸimiz ‘cam duvarlar’, büyük bir gürültüyle çatırdıyor… İyi ama neden ÅŸimdi? Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cemil Ertem, bunu krize baÄŸlıyor. Ertem, “Bugün tüm dünya hem ekonomik hem de siyasi olarak büyük bir alt – üst oluÅŸ yaşıyor. Kriz her alanı deÄŸiÅŸtiriyor, dönüştürüyor. Ve bu deÄŸiÅŸiminin en önemli öznesi, kadınlar” diyor.
Gerçekten de birçoklarına göre kadınların ekonomik hayatta elde ettiÄŸi güç, son 50 yılın en büyük sosyal deÄŸiÅŸimlerinden biri. ÖrneÄŸin The Economist dergisinin yeni yıldaki ilk sayısında yayınlanan bir makalede “daha önceden erkeklerin eline bakan milyonlarca kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasının dinamikleri deÄŸiÅŸtirdiÄŸini ve iÅŸ dünyasında ‘kadınların, erkekler kadar yeterli olmadığı’ yönündeki zihniyeti yıktığı” görüşüne yer verildi.
Bugün Avrupa genelinde birçok ülkede kadınların istihdama katılma oranı, yüzde 60′ı geçti. ÖrneÄŸin İsveç’te bu oran, yüzde 75′e yaklaÅŸtı ve erkeklerle aradaki makas yüzde 5′e düştü. Yerkürenin diÄŸer ucunda ise kadınlar, toplam Amerikalı çalışanların yüzde 49,9′una ulaÅŸtı.
Diğer taraftan yine bu yılın başında yayımlanan Boston Consulting Group (BCG) imzalı bir araştırma da, önümüzdeki beş yılda ekonomiye kadınlar tarafından kazanılmış 5 trilyon doların katılacağı öngörüsünde bulundu. Şu ana kadar tüm dünyada erkek nüfusun yarattığı gelir 23,4 trilyon dolar olarak hesaplanıyordu. Kadınların yarattığı gelir ise ancak 10,5 trilyon dolardı. BCG analisti, bu veriyi kadınların kriz sonrası dünya ekonomisindeki ağırlığının şimdiye kadar görülmemiş oranda artacağı şeklinde yorumluyor.
Erkekler ÅŸimdiden paranın kontrolünü kaybetmiÅŸ bile sayılabilir aslında. McKinsey’in araÅŸtırmasına göre otomobil ve teknoloji dahil hızlı tüketim ürünlerinde dünyadaki harcamaların yüzde 83′ü, kadınların kontrolünde. “Erkeklerin her ÅŸeyin satın alımına karar verdiÄŸi bir dönemden yetkinin kadınlarda olduÄŸu bir döneme geçiyoruz” diyor KAGİDER üyesi Meltem Gürler, “Bu eskiden deterjan, yaÄŸ ile sınırlıyken ÅŸimdi otomobil alırken bile kadınlara soruluyor”. Bunun iÅŸ dünyası için tercümesi çok basit: EÄŸer kadınlara ürün satıyorsanız bunu sadece erkeklerin direksiyonda olduÄŸu bir yapı içinde yapamazsınız!
